Düşünceler, Ruh hali

Sonbahar

Hayat ne zaman başlıyor diye sorsa biri, sonbaharda başlar diye cevaplardım. Kayda değer bir hayat birşeyleri bırakınca, bazı şeylerden vazgeçme cesareti gösterince başlıyor sanki. Özellikle de nefsimizin yana yakıla istediği şeylerden vazgeçebilince. Tabii kimin için ve ne için vazgeçtiğin çok önemli…

Gördüğüm alemin ardında nice alemler var. Nasıl mı görünür görünmez sandığım? Şükür, güzel bakıp, güzel görmek. Güzel düşünmek. Güzel’i düşlemek.En çokta mavi gökyüzünü ateşe veren Sonbahar’da…

Reklamlar
Kategorize edilemeyenler, Ruh hali

Mecburiyet

Yıllar önce, yanlış hatırlamıyorsam eğer, 2006 yılında Hollanda televizyonunda Yaz Konukları (Zomergasten) adlı bir program izlemiştim.Konuk Hollandalı bir felsefeciydi. Hatta bu adamdan üniversitede ders almıştım. Program Tarkovski’nin bir filminden bir fragmanla bitmişti. Ne filmi ne de o programın içeriğini tam olarak hatırlamıyorum. Fakat program bittikten sonra hissettiklerimi çok iyi hatırlıyorum. Acil bir ihtiyacını gidermesi gereken biri gibi kalem ve kağıt aramaya koyuldum. Bulur bulmaz yazmaya başladım. Yazan sanki ben değildim, birileri elim ve yüreğim olmuştu. Taş gibi yüreğime, izlediğim bu program kazma ile vurmuş ve sanki bir göz açılmıştı. Oluk oluk kelimeler akıyordu. O kendimden, kabımdan taşma hissini asla unutamıyorum. Neler neler yazdım bilmiyorum. Aklımda kalan cümle: ölene dek yazmak istiyorum, çünkü yüreğim buna mecbur.

Düşünceler, Ruh hali

Duvar dile gelirse…

İçimde, kendi ellerimle ördüğüm, duvarı yıkacak sözler diliyorum Sen’den. Bugün bir tuğlanın dile gelip kıpırdayışına şahit oldum. Toprağa, yağmura ve Nur’a hasreti dayanılmaz hale gelmiş. Balyozla değil,Lütfunla, Kereminle, Rahmetinle ve dahi Muhabbetinle olsun olacaklar. Amin.

Düşünceler, Fotoğraf, Ruh hali

Yaralar Yâre yol arar

2013-05-19 14.55.26Sımsıkı sarıl bana,birlikte iyileşelim. Dokun ipekten parmaklarınla ve gözyaşlarını dokundur gözyaşlarıma. Ağaç dallarının bir birine sarıldığı gibi sımsıkı sarıl bana. Birlikte tomurcuklanalım.Birlikte yeşerelim.Birlikte yaprak dökelim. Unutmadan,hatırımızda misafir olarak ağırladığımız, çırılçıplak ve tek şahidler olduğumuzu. Unutursak, kururuz. Dua’ya durmuş dalların yapraklarındaki sessiz ve sükunete ermiş sabahın hediyesi çiğ damlalarını avuçlarımıza akıt ki yıkayalım yüzümüzün akını ve kirini. Ak, akıt gözyaşlarını gözyaşlarıma. Birlikte iyileşelim.

Ruh hali, Şiir

Kaf Dağı’nın gölgesi

Narcissus – Caravaggio

İpekten bir dokunuşun sessizliğinde haykırıyorsun nasırlı yüreklere…
Sanma ki duymuyorlar haykırışlarını
Durgun suların aksinde dalmışsın sen seni seyretmeye.
Seyreylerken sen işitiyor musun o ipekten dokunuşların namelerini?
Ayaklar altındaki toprakmış edasında,çıplak adımlarla yürümüyorsun,
Demirden çarıkların var,Dünya’yı yüklemişsin sırtına, terkediyorsun Dünya’yı.
Berrak su ol, akarsu ol ve bir şelaleden akar gibi anlat…

Kaf Dağı’nın gölgesi neden senin gölgende yatıyor?